BIST 100 14.467,25 0,51%
DOLAR 48,5213 -0,07%
EURO 56,3382 -0,31%
GRAM ALTIN 6.784,88 0,72%
BITCOIN 76.744,00 -0,53%
FAİZ 39,89 0,33%
GÜMÜŞ GRAM 100,67 1,44%
GBP/TRY 65,7134 -0,06%
EUR/USD 1,1599 -0,11%
BRENT PETROL 101,76 -4,30%
ÇEYREK ALTIN 11.093,28 0,72%

Yargıtay’dan tır şoförlerinin fazla mesai iddiasına kritik karar

Yargıtay’dan tır şoförlerinin fazla mesai iddiasına kritik k. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uzun yol tır şoförlerinin fazla mesai iddialarında yalnızca tanık beyanına dayanılarak sonuca gidilemeyeceğine hükmetti.

Yayınlanma: Güncellenme:

Yargıtay’dan tır şoförlerinin fazla mesai iddiasına kritik k. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uzun yol tır şoförlerinin fazla mesai iddialarında yalnızca tanık beyanına dayanılarak sonuca gidilemeyeceğine hükmetti.

Yargıtay, uzun yol tır şoförlerinin fazla çalışma iddialarında tanık anlatımının sınırlarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, şoförle aynı yolculuğu yapmayan kişilerin günlük çalışma düzeni hakkında görgüye dayalı beyanda bulunamayacağına dikkat çekti.

Ücret alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle çalıştığı şirketten istifa eden tır şoförü M.A.D., kıdem tazminatı ve diğer alacakları için İş Mahkemesi’nde dava açtı. Davalı nezdinde yurt içi ve yurt dışı tır şoförü olarak çalıştığını, ücretinin asgari ücret + sefer başına prim şeklinde belirlendiğini, günlük asgari 12-13 saat araç kullandığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatillerin büyük bir çoğunluğunda çalışmaya devam ettiğini öne sürdü. Söz konusu çalışmaların karşılığı ödenmediği gibi sigorta primlerinin de gerçek ücret üzerinden bildirilmediğini, bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı ise davanın reddini istedi.

İş Mahkemesi, davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunması ve sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödenmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetti. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, fazla mesaiye yönelik sırf tanık beyanları ile karar verilmesinin hatalı olduğuna dikkat çekti ve İş Mahkemesi kararını ortadan kaldırdı. Davacının temyizi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne geldi.

Emsal nitelikteki kararda, uzun yol tır şoförünün çalışma düzeninin ispatında karayolları trafik kurallarında yer alan azami araç kullanma süresi ve dinlenme süresinden hareketle sonuca gidilmesinin doğru olmayacağı belirtildi. Karayolları trafik kurallarının emredici nitelikte düzenlemeler olduğuna işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi:

‘’Oysa, uzak mesafeler arasında yaklaşık yirmi gün veya bir ay araç kullanan bir şoförün gidiş ve dönüş tarihi belirli olmakla birlikte, bu süre içindeki zaman dilimini ne şekilde kullanacağı oldukça kişisel bir tercihtir. Böyle bir şoförle birlikte yolculuk yapmayan tanığın anlatımı da görgüye dayalı olmayıp sadece bir tahmine dayalıdır. Bu itibarla, tır şoförünün günlük çalışma düzeninin hiç değişmediği, örneğin şoförün sabah işyerinden ayrılıp akşam yahut gece dönüş yaptığı çalışma biçimleri hariç olmak üzere, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ‘uzun yol tır şoförlüğü’ yapan işçilerin çalışma düzeninin ispatında sadece görgüye dayalı tanık anlatımına itibar edilebileceği kabul edilmelidir’’

Kararda, M.A.D.’nin kimi zaman uzun yol tır şoförü olarak yurt içinde ve yurt dışında çalıştığı, kimi zaman da liman ile otomotiv firması arasında tır yükleme ve boşaltma işinde daha kısa mesafelerle görev aldığı belirtildi. Uzun yol şoförlüğü yaptığı dönemlerde tek şoför olduğunun sabit olduğu, bu nedenle görgüye dayalı bilgiye sahip bir tanıktan söz edilemeyeceği ifade edildi.

Takograf kayıtlarıyla sonuca gidilmesinin de güvenilir olmadığına dikkat çekilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, ‘’Takograf kayıtları değiştirilmek suretiyle çalışmaya zorlandıklarını ifade etmiş olup söz konusu kayıtların da ilgili alacakların hesabında dikkate alınması mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla davacı tarafça usulüne uygun şekilde ispatlanmayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. Belirtmek gerekir ki, davacının aylık ücretinin tespiti yapılan işin niteliği, yerinde inceleme rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında yerinde olup davacı tarafça işverence sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden bildirilmesi ve ödenmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayandığından kıdem tazminatının kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Adliye Mahkemesi’nin fazla mesai kararı yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına oy birliği ile karar verildi’’ ifadeleri yer aldı.