Mehmet Nuri Ersoy, Hitit İmparatorluğu izlerini taşıyan serg. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesinde açılan “Yalburt Pınarı’nda Bir Hitit Kralı” sergisini ziyaret etti.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müze Müdürlüğü ile Amerika Birleşik Devletleri İllinois Üniversitesi iş birliğinde, Prof. Dr. Ömür Harmanşah’ın küratörlüğünde hazırlanan sergiyi gezerek çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konya’nın Ilgın ilçesindeki Yalburt Yaylası’nda 1970 yılında keşfedilen Hitit İmparatorluğu’na ait hiyeroglif Luvice yazıtlı kutsal su anıtı ile çevresinde yürütülen arkeolojik çalışmaların sergide kapsamlı biçimde tanıtıldığını belirten Bakan Ersoy, Hitit İmparatorluğunun izlerini günümüze taşıyan özel bir seçkinin ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti.
40 Eser Sergileniyor
Ersoy, 1970-1975 yılları arasında Raci Temizer başkanlığında yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında elde edilen buluntular arasından 40 eserin sergide yer aldığını bildirdi.
Anadolu’nun köklü geçmişine ışık tutan eserlerin, Hititlerin bıraktığı güçlü kültürel mirası yakından görme fırsatı sunduğunu vurgulayan Ersoy, yalnızca arkeolojik buluntuların değil, Yalburt’un keşfinden bugüne uzanan araştırma sürecinin de sergide bütün yönleriyle ele alındığını kaydetti.
Keşiften Bilimsel Belgelemeye Uzanan Süreç
Prof. Dr. Ömür Harmanşah ve Dr. Peri Johnson başkanlığında 2010-2021 yılları arasında yürütülen Yalburt Yaylası Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi kapsamında elde edilen bulgular da ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.
Bakan Ersoy, video, fotoğraf, arkeolojik buluntu, çizim, saha defteri ve arazi formları gibi görsel ve belgesel materyallerle aktarılan bu sürecin, bir arkeolojik alanın keşfinden kazı ve restorasyona, yüzey araştırmalarından bilimsel belgelemeye kadar uzanan yolculuğunu gözler önüne serdiğini söyledi.
Ziyaretçilerin bu sayede araştırma serüvenini yakından takip edebildiğini ifade eden Ersoy, tüm vatandaşları sergiyi görmek üzere Anadolu Medeniyetleri Müzesine davet etti.
Bakan Ersoy ayrıca serginin hazırlanmasında emeği geçen Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğüne, İllinois Üniversitesine, serginin küratörü Prof. Dr. Ömür Harmanşah’a, Dr. Peri Johnson’a, bilim insanlarına, uzmanlara ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
Yalburt Pınarı’ndaki Keşif 1970’te Başladı
Sergide yer alan arşiv belgeleri, Yalburt Anıtı’nın ortaya çıkarılış sürecini de ayrıntılarıyla gösteriyor. 1970 yılı Eylül ayında Yol Su Elektrik’in kaynak suyunu kanalize etmek üzere Yalburt Pınarı’nda başlattığı kazılarda hiyeroglif kabartma yazıtlı taş bloklara rastlandı. Bunun üzerine Yalburt Yaylası’na davet edilen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi araştırmacıları, 1970-1975 yılları arasında bölgede arkeolojik kazı ile mimari koruma ve restorasyon çalışmaları yürüttü. Çalışmalar, Raci Temizer liderliğinde Mahmut Akok, Aliye Öztan, Levent Zoroğlu ve Kemal Balkan’ın da yer aldığı ekip tarafından gerçekleştirildi.
Ortaya çıkarılan yapının, Hitit Büyük Kralı IV. Tudhaliya’nın (MÖ 1245-1215) emriyle inşa edilmiş, hiyeroglif Luvice yazıtlı bloklara sahip kutsal havuz anıtı olduğu anlaşıldı. 1971-1972 yıllarında yapılan kazılarda özgün havuz temelleri ve döşemesine ulaşılarak anıtın 12,70 x 8,30 metrelik doğu-batı doğrultulu planı yeniden kuruldu. Çalışmalar, Yalburt Pınarı üzerine kurulu Hitit havuzunun eski çağda uzun süre kullanıldığını, Erken Roma Dönemi’nde ise hiyeroglifli Hitit bloklarının devşirme olarak kullanılarak havuzun yaklaşık 5 x 4 metre ölçülerinde yeniden inşa edildiğini ortaya koydu.
Raci Temizer ve ekibi, kutsal havuzun ortaya çıkarılmasının ardından Yalburt Yaylası’ndaki Hitit yerleşimini belirlemek amacıyla kazı ve sondaj çalışmalarını sürdürdü. 1971 ve 1972 yıllarında Yalburt Höyüğü ile Kalkamak Mezarlığı sırtında yapılan çalışmalarda Demir Çağı, Helenistik ve Erken Roma dönemlerine uzanan yerleşim izlerine ulaşıldı. Günümüzde Yalburt Yaylası’nda görülebilen anıt ise Temizer ve ekibi tarafından 1972 yılında yeniden kuruldu.
