Kırılganlık sürüyor. Son veriler, ekonomide kırılgan görünümün sürdüğünü gösterdi. İşgücüne katılımın gerilemesi ve sanayideki zayıflık işsizlikteki düşüşü gölgelerken, konut fiyatlarında reel kayıp devam etti.
Türkiye ekonomisine ilişkin son göstergeler, işgücü piyasasında karmaşık ve kırılgan bir görünümün sürdüğünü ortaya koydu. İşsiz sayısı 2 milyon 799 bine gerilerken, çalışan sayısı 32 milyon 479 bine çıktı. Buna karşın istihdam oranı yüzde 48,5 seviyesinde kalırken, çalışma çağındaki nüfusun işgücüne katılım oranı yüzde 52,7’ye düştü. İşsizlerin yanı sıra iş aramaktan vazgeçenler ile yeterince çalışamayanları da içeren atıl işgücü oranı ise yüzde 29,9 oldu. Bu tablo, işsizlikteki gerilemenin işgücü piyasasının geneline aynı ölçüde yayılmadığını gösterdi.
KONUTTA BEKLENEN DÜZEYDE TOPARLANMA YOK
İşgücü piyasasındaki görünümün yanı sıra konut tarafında da fiyatların enflasyonun gerisinde kalması sürdü. TCMB’nin temmuz ayı Konut Fiyat Endeksi aylık yüzde 1,5, yıllık nominal bazda ise yüzde 25 artış kaydetti. Ancak aynı dönemde konut fiyatları reel olarak yüzde 5,1 geriledi. Böylece nominal artışa rağmen enflasyondan arındırılmış değer kaybı devam etti.
DIŞ BORÇTA ARTIŞ SÜRÜYOR
Finansman tarafında kısa vadeli dış borç stokundaki yükseliş öne çıktı. TCMB verilerine göre kısa vadeli dış borç stoku haziran sonu itibarıyla bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,5 artarak 170,7 milyar dolara ulaştı. Orijinal vadesine bakılmaksızın önümüzdeki bir yıl içinde ödenmesi gereken borçları ifade eden kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 239,5 milyar dolar olarak hesaplandı. Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku aynı dönemde yüzde 5 artarak 74,9 milyar dolara ulaştı. Ancak dış finansman ihtiyacının arttığı dönemde TCMB rezervlerinde son haftalarda yeniden toparlanma görüldü. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre Merkez Bankası 14 Ağustos haftasında yaklaşık 3,3 milyar dolarlık döviz alımı yaptı. Son üç haftadaki toplam döviz alımı 11,2 milyar dolara çıkarken, İran savaşı döneminde yapılan net döviz satışının yaklaşık 6,6 milyar dolara kadar gerilediği hesaplandı.
REZERVLERDE ARTIŞ
Aynı haftada toplam rezervlerin 5,1 milyar dolar artışla 183,5 milyar dolara yükseldiği, net rezervlerin 67,1 milyar dolar, swap hariç net rezervlerin ise 54,4 milyar dolar seviyesine çıktığı hesaplandı. Rezervlerdeki artışta TCMB’nin döviz alımlarının yanı sıra altın fiyatlarındaki yükselişin rezervlerin dolar karşılığı üzerindeki etkisi de belirleyici oldu.
FAİZDE İNDİRİM BEKLENTİSİ
Para politikasının bundan sonraki yönü de piyasalar tarafından yakından izleniyor. Deutsche Bank CEEMEA ve LATAM Araştırma Direktörü Christian Wietoska, TCMB’nin kademeli gevşeme için alan bulunduğunu belirtirken, politika faizinin yıl sonunda yüzde 35-36 seviyelerine inebileceği tahmininde bulundu. Deutsche Bank tarafında eylül ayından itibaren faiz indirim sürecinin yeniden başlaması yönünde beklenti bulunuyor.
BÜTÇEDE YENİDEN AÇIK
Mali tarafta ise temmuz ayı bütçe verileri, hazirandaki fazla görünümünün ardından yeniden bozulmaya işaret etti. Merkezi yönetim bütçesi temmuz ayında 378,1 milyar TL açık verirken, faiz dışı açık 51,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Haziran ayında merkezi yönetim bütçesi 114,2 milyar TL fazla, faiz dışı denge ise 315,8 milyar TL fazla vermişti. Temmuzdaki bozulmada giderlerdeki hızlı artış dikkat çekti. Bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 59,8 artarak 1 trilyon 790,5 milyar TL’ye ulaşırken bütçe gelirlerindeki artış yüzde 28,8’de kaldı. Aynı ay faiz giderleri 326,8 milyar TL olarak gerçekleşti.
DENGE SAĞLANMIŞ DEĞİL
Son tabloyu değerlendiren Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise, “Göstergeler birlikte değerlendirildiğinde; işsizlik ve rezervlerdeki iyileşmeye karşılık yüksek atıl işgücü, sanayi istihdamındaki gerileme, konut fiyatlarındaki reel kayıp, kısa vadeli dış borçtaki artış ve temmuz ayında belirginleşen bütçe açığı ekonomide dengelenme sürecinin farklı alanlarda farklı hızlarda ilerlediğine işaret ediyor” dedi.
Kaynak: Web Özel
