BIST 100 14.405,25 1,79%
DOLAR 48,4770 0,02%
EURO 56,4043 0,06%
GRAM ALTIN 6.805,54 0,27%
BITCOIN 78.641,00 0,20%
FAİZ 39,67 0,25%
GÜMÜŞ GRAM 102,80 0,29%
GBP/TRY 65,7079 0,06%
EUR/USD 1,1629 0,04%
BRENT PETROL 97,61 -0,11%
ÇEYREK ALTIN 11.127,05 0,27%

OECD, Türkiye’nin iki yeni eğitim projesine destek verdi

OECD, Türkiye'nin iki yeni eğitim projesine destek verdi.

Yayınlanma: Güncellenme:

OECD, Türkiye’nin iki yeni eğitim projesine destek verdi.

OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, İstanbul’da düzenlenen OECD 6. Beceriler Zirvesi’nin ardından Türkiye’de eğitim alanında hayata geçirilen proje ve yenilikleri değerlendirdi.

Cormann, zirvenin olumlu sonuçlar verdiğini belirterek Türkiye’nin becerilere verdiği önemi güçlü biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Konuşmasında, “Zirveden çıkan mesaj açıktı. İnsanlar daha uzun yaşıyor ve çalışıyor. Yapay zeka, dijital teknoloji ve enerji dönüşümü işleri hızla değiştiriyor. Beceri sistemlerimizin buna ayak uydurması gerekiyor” ifadesini kullandı.

“OECD olarak Milli Eğitim Bakanlığının iki yeni projesini desteklemekten gurur duyuyoruz”
OECD ülkelerindeki çalışma çağındaki nüfusun 2023 ile 2060 yılları arasında yüzde 8 oranında azalacağının öngörüldüğünü belirten Cormann, şunları kaydetti:

“Daha uzun sürecek çalışma hayatlarında öğrenmeye devam edebilecek daha fazla insana ihtiyacımız var. Bugün bunu yapanların sayısı çok az. 55-65 yaş arası çalışanların sadece yüzde 24’ü işe yönelik eğitimlere katılırken, 35-54 yaş arası çalışanların yüzde 41’i katılıyor. Hedefe yönelik mali destek, ilgili kursları tasarlamak için işverenlerle daha yakın iş birliği ve daha esnek öğrenme seçenekleri bu açığı kapatmaya yardımcı olabilir.

Türkiye halihazırda harekete geçiyor. Yeni ulusal müfredatı ve eğitim çerçevesi olan ‘Türkiye Yüzyılı’ eğitimi, becerileri öğretim ve değerlendirmenin merkezine koyuyor. OECD olarak Milli Eğitim Bakanlığının iki yeni projesini desteklemekten gurur duyuyoruz, biri çıraklık, diğeri ise yapay zeka çağında beceri yönetimi üzerine. 8 Eylül’de, Türkiye’nin eğitim sisteminin öğrencileri geleceğe ne kadar iyi hazırladığına dair yeni bilgiler içeren Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programımızın (PISA) 2025 edisyonunun sonuçlarını da açıklayacağız.”

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ, PİSA ILE YAKIN UYUMLU”

Cormann, beceri odaklı müfredatın öğrencilerin yalnızca ne bildiklerini değil, bildiklerini nasıl kullandıklarını da ölçtüğünü vurgulayarak, “Bilgiyi analiz edebilirler mi, sorunları çözebilirler mi, mantık yürütebilirler mi ve öğrendiklerini yeni durumlarda uygulayabilirler mi? PISA tam olarak bunu ölçer” değerlendirmesinde bulundu.

PISA’nın, zorunlu eğitimin sonuna yaklaşan 15 yaşındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini gerçek dünya sorunlarına uygulayıp uygulayamadığını ölçtüğünü ifade eden Cormann, şöyle devam etti:

“Örneğin, PISA 2025’in ana konusu olan fen bilimlerini ele alalım. Öğrencilere sadece bilimsel gerçekleri bilip bilmedikleri sorulmaz. Gördüklerini açıklamak, kanıtları değerlendirmek ve bilinçli kararlar almak için bilimi kullanmaları istenir. Yani Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyum yakın. Ancak bir müfredat, ancak sınıfta olanları değiştirdiğinde fark yaratır. Öğrencilerin düzenli olarak akıl yürütme, araştırma ve sorun çözme fırsatlarına ihtiyaçları var. Değerlendirmelerin de bu becerileri ödüllendirmesi gerekir. Türkiye’nin reformu sadece iki yıldır yürürlükte, bu nedenle tek bir PISA döngüsünün tam etkisini göstermesini beklemek için henüz çok erken. Zaman içinde kilit soru, öğrencilerin bildiklerini uygulamada daha iyi hale gelip gelmeyecekleri.”

“YENİLİKÇİ ALAN” ANALİZLERİ NİSAN VE MAYISTA AÇIKLANACAK

“Yenilikçi alan” olarak PISA 2025 çerçevesine dahil edilen “Dijital Dünyada Öğrenme” ve “Yabancı Dil” alanlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Cormann, bu başlıkların öğrencilerin ileri öğrenmeye ve gelecekteki çalışma hayatlarına hazırlığını daha geniş bir çerçevede ortaya koyduğunu söyledi.

Cormann, öğrencilerin bağımsız öğrenme, dijital araçlarla problem çözme ve başka bir dilde iletişim kurma becerilerinin test edilmesinin, üç temel ders olan okuma, matematik ve fen bilimlerine ek olarak daha kapsamlı bir tablo sunduğunu belirtti.

Dijital Dünyada Öğrenme alanının, öğrencilerin dijital araçları kullanarak bilgi üretme ve problem çözme becerilerini incelediğini aktaran Cormann, şu ifadeleri kullandı:

“Sadece öğrencilerin neler başardığına değil, nasıl öğrendikleri, stratejilerini nasıl seçtikleri, geri bildirimi nasıl kullandıkları ve kendi ilerlemelerini nasıl kontrol ettiklerine de bakıyor. İlk sonuçlar 8 Eylül’de açıklanacak ve daha detaylı analizler Mayıs 2027’de yapılacak. Yeni Yabancı Dil Değerlendirmesi ise öğrencilerin İngilizce okuma, dinleme ve konuşma becerilerini ölçüyor. Sonuçlar, Ortak Avrupa Dil Referans Çerçevesi (CEFR) ile bağlantılı, bu nedenle yorumlanması ve karşılaştırılması kolay. Nisan 2027’de özel bir rapor yayımlanacak. Bu değerlendirmeler, öğrencilerin bildiklerini uygulayabilme, öğrenmeyi sürdürme ve her yıl daha da dijitalleşen bir dünyada iyi iletişim kurabilme yeteneklerini bize gösterecek.”