Riyad’da üçlü savunma hattı. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın askeri liderleri Riyad’da buluşarak istihbarat paylaşımı, koordinasyon ve ortak harekat kapasitesini masaya yatırdı.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan yeni askeri yapıda işbirliği derinleşiyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir ile Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyad bin Hamid el-Ruveyli dün Riyad’da bir araya gelerek istihbarat paylaşımının geliştirilmesi, askeri koordinasyon ve üç ülkenin kuvvetlerinin birlikte hareket edebilme kapasitesini değerlendirdi. Buluşma, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın Ağustos’ta imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması sonrasında işbirliğinin sahadaki çerçevesinin şekillenmeye başladığına işaret etti.
TÜRKİYE’NİN GÜCÜ SAVUNMA SANAYİSİ
Üçlü yapıda Türkiye’nin öne çıkmasında savunma sanayisindeki hızlı büyüme belirleyici rol oynuyor. Türk savunma ve havacılık ihracatı 2024’te 7,1 milyar dolarken 2025’te 10 milyar doların üzerine çıktı. Türk savunma sektörünün 2025’te imzaladığı yeni sözleşmelerin toplam değeri 17,8 milyar dolara ulaştı. Temmuz 2026 itibarıyla son 12 aylık ihracat ise 11,2 milyar dolara yükseldi. Türkiye bugün SİHA ve insansız savaş uçaklarından füzelere, radar ve elektronik harp sistemlerinden hava savunmaya, zırhlı araçlardan savaş gemilerine kadar geniş bir üretim altyapısına sahip. Sektörde 3 bin 500’den fazla şirket faaliyet gösterirken Türk savunma ürünleri 178 ülkeye ulaşıyor.
SİHA, HAVA SAVUNMA VE SAVAŞ GEMİLERİ
Ankara’nın üçlü yapıdaki kapasitesinin merkezinde Bayraktar TB2 ve AKINCI gibi SİHA’lar, KIZILELMA, ANKA ailesi, HİSAR ve SİPER hava savunma sistemleri, ATMACA ve TAYFUN gibi füze sistemleri, ASELSAN radar ve elektronik harp teknolojileri ile Türk savaş gemileri yer alıyor. Türkiye’nin geliştirdiği Çelik Kubbe de radarlar, elektronik harp ve farklı irtifalardaki hava savunma sistemlerini tek ağda birleştirmeyi amaçlıyor. ASELSAN, bu sistemlerin bazı unsurlarının NATO’nun savunma kapasitesine katkı sağlayabilecek teknolojiler olarak değerlendirildiğini açıkladı.
1,4 MİLYON ASKERLİK GÜÇ
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın toplam aktif askeri personeli yaklaşık 1,4 milyona ulaşıyor. Ancak üç ülkenin askeri kapasitesi kabiliyet bakımından birbirinden ayrışıyor. Pakistan büyük kara kuvvetlerinin yanında nükleer silahlara ve balistik füzelere, Suudi Arabistan yüksek savunma harcamalarına ve gelişmiş Batılı silah sistemlerine sahip. Türkiye ise geniş ve operasyonel tecrübeye sahip ordusu ile giderek büyüyen yerli üretim ve savunma teknolojisi altyapısıyla dikkat çekiyor.
BİRİNE SALDIRI ÜÇÜNE SALDIRI
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın en dikkat çekici hükmü kolektif savunma maddesi oldu. Türkiye, Pakistan veya Suudi Arabistan’dan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkeye yapılmış saldırı olarak kabul edilecek. İran savaşı, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunu ve Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının ardından üç ülke ortak caydırıcılığı güçlendirmeye çalışıyor.
