BIST 100 14.505,48 0,70%
DOLAR 48,4759 0,02%
EURO 56,4165 0,08%
GRAM ALTIN 6.864,91 1,15%
BITCOIN 78.358,00 -0,16%
FAİZ 39,56 -0,28%
GÜMÜŞ GRAM 105,32 2,75%
GBP/TRY 65,7037 0,05%
EUR/USD 1,1629 0,04%
BRENT PETROL 99,34 1,68%
ÇEYREK ALTIN 11.224,13 1,15%

Atina’da Türkiye hesabı: Olası kriz senaryosunda kim kimin yanında?

Atina’da Türkiye hesabı. Türkiye’nin bölgesel etkisinin artması ve savunma alanındaki hamleleri Yunanistan’da yeni tartışmaları tetikledi.

Yayınlanma: Güncellenme:

Atina’da Türkiye hesabı. Türkiye’nin bölgesel etkisinin artması ve savunma alanındaki hamleleri Yunanistan’da yeni tartışmaları tetikledi.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki Ege ve Doğu Akdeniz merkezli gerilim başlıkları, Yunan basınında yeniden geniş yer buluyor. Ankara’nın savunma sanayisindeki yükselişi ve bölgesel ortaklıklarını artırması, Atina’da güç dengelerine ilişkin yeni senaryoların masaya yatırılmasına neden oldu.

Yunan gazetelerinde yayımlanan analizlerde, iki ülke arasında olası bir askeri gerilim yaşanması halinde uluslararası aktörlerin hangi yönde tavır alabileceği değerlendirildi.

TÜRKİYE’NİN YENİ ORTAKLIKLARI ATİNA’NIN GÜNDEMİNDE

Atina’nın yakından izlediği başlıklardan biri, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan’la geliştirdiği ilişkiler oldu.

Yunanistan’da yayımlanan To Vima gazetesi de kısa süre önce Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Ankara açısından önemli avantajlar sağladığını yazmıştı.

Analizde Pakistan’ın düzenli ordusu ve nükleer kapasitesine, Suudi Arabistan’ın ekonomik ve enerji gücüne, Türkiye’nin ise hızla gelişen savunma sanayisine dikkat çekilmişti. Türkiye’nin bu ortaklık sayesinde Orta Doğu’daki konumunu güçlendirdiği değerlendirmesi yapılmıştı.

AVRUPA’NIN TUTUMU SORU İŞARETİ

Tartışmaların bir başka boyutunu Avrupa’nın tutumu oluşturuyor. Atina açısından temel soru, olası bir Türk-Yunan geriliminde Avrupa ülkelerinin Yunanistan’a ne ölçüde destek vereceği.

Ancak Türkiye’nin NATO içindeki askeri ağırlığı ve Avrupa ülkeleriyle giderek gelişen savunma sanayisi ilişkileri, Yunanistan’da bu konuda soru işaretlerini artırıyor.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın haziran ayında Yunan basınına yaptığı açıklamada Avrupa’nın özellikle savunma alanında Türkiye ile iş birliğine ihtiyaç duyduğunu vurgulaması da bu tartışmalara yansımıştı.

ATİNA’NIN HESABINDA İSRAİL DE VAR

Yunanistan’ın son yıllarda İsrail ile geliştirdiği askeri ve stratejik ilişkiler, Atina’nın elindeki önemli unsurlardan biri olarak görülüyor.

Buna karşın Yunan basınındaki değerlendirmelerde, İsrail ile yakın ilişkilerin Türkiye’nin giderek büyüyen askeri kapasitesi ve bölgesel ortaklıkları karşısında tek başına yeterli olmayabileceği görüşü de dile getiriliyor.

TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNE DİKKAT ÇEKTİLER

Atina’daki endişenin yalnızca Türkiye’nin diplomatik bağlantılarından kaynaklanmadığı anlaşılıyor. İHA ve SİHA’lardan füze sistemlerine, savaş gemilerinden milli muharip uçak projelerine uzanan yerli savunma sanayisi de Yunan analizlerinin merkezinde yer alıyor.

Yunan basınında daha önce yayımlanan değerlendirmelerde, Türkiye’nin güçlü yerli savunma sanayisinin Ankara’nın dışa bağımlılığını azalttığı ve olası krizlerde stratejik dayanıklılık sağladığı ifade edilmişti. Aynı değerlendirmelerde Yunanistan’ın mühimmat dahil bazı alanlarda dışa bağımlılığının Atina açısından dezavantaj oluşturabileceği belirtilmişti.

ATİNA’DAN “HAZIRLIK” ÇAĞRILARI

Yunanistan’da son günlerde yayımlanan başka analizlerde de Türkiye ile olası bir çatışma senaryosu üzerinden Atina yönetimine hazırlık çağrıları yapılıyor.

Yunan yazarların değerlendirmelerinde Türkiye’nin bölgesel etkinliğinin hızla arttığı ileri sürülürken, Yunanistan’ın yalnızca yeni silah sistemleri satın almakla yetinmemesi gerektiği savunuluyor.

Öte yandan iki ülkenin resmi makamlarından gelen açıklamalar daha temkinli bir tablo ortaya koyuyor. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis geçtiğimiz ay Türkiye ile ilişkiler konusunda kamuoyunda aşırı söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, iki ülkenin coğrafya gereği yan yana yaşamak zorunda olduğunu söylemişti.

Yunan basınındaki son analizler, resmi bir çatışma beklentisinden çok Atina’daki yorumcuların olası bir kriz üzerinden yaptığı güç dengesi okumalarını yansıtıyor.