aşırı sağ yükselişi. Almanya ve Fransa’dan gelen seçim sonuçları aşırı sağın ivmesini bir kez daha ortaya koydu.
Fransa’da yapılan Senato seçimleri, Marine Le Pen liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi’nin (RN) dikkat çekici bir kazanımıyla sonuçlandı. RN ile müttefiki Eric Ciotti’nin UDR partisi, 348 sandalyeli Senato’da grup kurmak için gereken 10 sandalyelik eşiği aşarak toplam 14 sandalye elde etti. Böylece partinin Senato’daki temsil gücü yaklaşık dört katına çıktı. RN’nin daha önce Senato’da yalnızca üç sandalyesi bulunuyordu. Marine Le Pen, sonucu “tarihi zafer” olarak değerlendirirken parti lideri Jordan Bardella da RN’nin UDR ile birlikte Senato’da ilk kez bir grup oluşturacağını duyurdu.
SENATO’DA İLK KEZ GRUP KURACAK
Fransa’da Senato seçimleri doğrudan halk oylamasıyla yapılmıyor. Senatörler, ağırlıklı olarak yerel ve bölgesel seçilmişlerden oluşan yaklaşık 93 bin 500 kişilik seçici kurul tarafından belirleniyor. RN’nin bu eşiği aşması, partinin sadece ulusal düzeyde değil, yerel siyaset içinde de örgütsel gücünü artırdığını gösteren bir gelişme olarak yorumlandı. Yeni grup, RN’ye Senato çalışmalarında daha fazla konuşma süresi, hükümete soru yöneltme ve parlamento çalışmalarında daha geniş söz hakkı sağlayacak.
ALMANYA’DA AfD İKİ EYALETTE BİRİNCİ
Fransa’daki gelişmelerin hemen ardından Almanya’dan da AfD’nin yükselişini gösteren sonuçlar geldi. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), 20 Eylül’de yapılan eyalet seçimlerinde Mecklenburg-Vorpommern’de birinci parti oldu. AfD yaklaşık yüzde 37 oy alırken, Başbakan Friedrich Merz’in CDU’su ülke tarihindeki en kötü eyalet seçim sonuçlarından birini aldı. AfD, eylül ayı başında Saksonya-Anhalt seçimlerinde de yüzde 40’ın üzerinde oyla birinci parti olmuştu. Böylece parti, Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde gücünü artırdığını bir kez daha ortaya koydu.
ALMANYA GENELİNDE DE BİRİNCİ
AfD’nin yükselişi eyalet seçimleriyle sınırlı kalmadı. ARD-DeutschlandTREND’in eylül araştırmasında AfD yüzde 27 ile birinci parti olarak ölçüldü. CDU/CSU yüzde 21, Yeşiller yüzde 15, SPD ise yüzde 13 seviyesinde kaldı. Almanya’da ana akım partilerin AfD ile işbirliğine karşı uyguladığı “Brandmauer” politikası da bu sonuçların ardından yeniden tartışma konusu oldu. AfD’nin özellikle doğu eyaletlerindeki başarısı, siyasi dengeler üzerindeki baskıyı artırdı.
GÖZLER FRANSA’DA 2027’YE ÇEVRİLDİ
Fransa’daki Senato seçimleri, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden yaklaşık yedi ay önce yapıldı. RN’nin Senato’da ilk kez grup oluşturması, Marine Le Pen’in cumhurbaşkanlığı yarışına hazırlanırken elde ettiği önemli bir siyasi gelişme olarak öne çıktı. Fransa’da RN’nin yükselişi ile Almanya’da AfD’nin eyalet ve kamuoyu araştırmalarındaki sonuçları aynı döneme denk geldi. İki ülkede de göç, güvenlik ve ekonomik sorunlar üzerinden siyaset yapan aşırı sağ partiler, parlamentolarda ve seçimlerde daha geniş bir alan elde ediyor.
