BIST 100 11.482,60 1,32%
DOLAR 50,1497 0,09%
EURO 55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN 6.556,39 -0,60%
BITCOIN 75.850,00 0,27%
FAİZ 39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM 83,81 0,09%
GBP/TRY 67,1077 -0,65%
EUR/USD 1,1138 -0,72%
BRENT PETROL 97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN 10.719,70 -0,60%

Volkswagen’de İsrail gerilimi büyüyor: Çatlak derinleşiyor

Volkswagen’de İsrail gerilimi büyüyor.

Yayınlanma: Güncellenme:

Volkswagen’de İsrail gerilimi büyüyor.

Alman hükümeti, Avrupa’nın en büyük otomotiv üreticisi Volkswagen’in (VW) Almanya’daki fabrikalarını kapatma planını durdurmak için devreye girdi. Ancak hükümet, nihai kararın ticari gerekçelerle şirkete ait olduğunu da vurguladı. Çinli rakiplerin baskısı, ABD’nin gümrük tarifeleri ve Avrupa genelinde gerileyen talep nedeniyle zorlanan Volkswagen’in Almanya’daki 4 fabrikasını kapatmayı ve işten çıkarmaları 100 bin kişiye kadar genişletmeyi değerlendirdiği belirtiliyor.

Sektör tarihindeki en büyük yeniden yapılanma adımlarından biri olabileceği ifade edilen bu süreç, zaten durgunlukla mücadele eden Alman ekonomisini canlandırmaya ve kamuoyu anketlerindeki düşüşü tersine çevirmeye çalışan federal hükümet açısından da yeni bir sınav anlamına geliyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan hükümet sözcüsü, “Amacımız, Almanya’daki üretim tesislerinin kapatılmasını önlemektir. Bunu başarmak için gerekli rekabet mekanizmaları dahil olmak üzere doğru çerçeve koşullarının oluşturulması gerekiyor. Bu tesislerin karlı kalmasını sağlayacak teşvikler sunulmalıdır. Ancak ilkesel olarak bu tür kararları ticari gerekçelerle almak her zaman şirketlerin kendi sorumluluğundadır.” ifadelerini kullandı.

Şirketin henüz resmi olarak duyurmadığı bu planların, başta sendikalar olmak üzere Volkswagen’in ikinci en büyük hissedarı konumundaki Aşağı Saksonya eyalet yönetimi tarafından güçlü bir karşılıkla karşılanması bekleniyor. Volkswagen’de Alman federal hükümetinin herhangi bir hissesi bulunmuyor.

DEMİR KUBBE KRİZİ

Yeniden yapılanma planında en dikkat çekici başlık ise Osnabrück tesisinde yaşanıyor. Volkswagen’in tasarruf önlemleri kapsamında 2027’de üretimi durdurmayı planladığı 2 bin 300 çalışanlı Osnabrück fabrikasını İsrailli savunma şirketi Rafael’e devrederek “Demir Kubbe” füze savunma sistemi bileşenleri üretmeyi hedeflediği belirtiliyor.

Ancak Volkswagen’in yüzde 17 oy hakkına sahip üçüncü büyük hissedarı konumundaki Katar Yatırım Otoritesi’nin (QIA), Doha ile İsrail arasındaki gerilimli ilişkileri gerekçe göstererek projeye karşı çıktığı ve süreci kilitlediği ifade ediliyor. Buna ilişkin QIA, Volkswagen yönetimi ve denetleme kurulu sözcüleri resmi bir açıklama yapmaktan kaçınarak yorum yapmadı.

Federal hükümetin ve şirkette yüzde 20 payı bulunan Aşağı Saksonya eyaletinin desteklediği bu dönüşüm, Katar’ın vetosunun yanı sıra yerel halkın protestoları nedeniyle de zorlanıyor.

Gündemdeki tüm bu radikal taslakların ve kriz başlıklarının, işçi temsilcilerinin de yer alacağı 9 Temmuz’daki denetleme kurulu toplantısında ele alınması bekleniyor.

Öte yandan Volkswagen yönetimi, işçi tarafına şu ana kadar üzerinde uzlaşılan istihdam kesintilerinin mali hedefleri yakalamak için yetersiz kaldığını iletti. Alman basınında yer alan haberlere göre, Volkswagen’de ek istihdam azaltmalarına ilişkin net sayısal hedeflerin henüz işçi temsilcilerine resmi olarak bildirilmediği belirtildi.

SENDİKALARDAN SERT TEPKİ

Yönetimin, geçen hafta küresel çapta istihdam ettiği 657 bin personelden yaklaşık 100 binini gelecek yıllarda işten çıkarmayı öngören kapsamlı bir strateji hazırladığı iddiaları, işçi temsilcileri ve sendikaların sert tepkisini çekmişti. Şirketin mevcut tasarruf programını iki katına çıkaracağı belirtilen bu planlara karşı IG Metall Sendikası ile Volkswagen İş Konseyi ortak bir cephe oluşturdu. Yapılan ortak açıklamada, sızan planlar “sorumsuz tehditler” olarak nitelendirilerek şu ifadelere yer verildi:

“Çalışanların haklarına, Volkswagen Yasası’na, ortak yönetim ilkelerine ve üretim tesislerimize yönelik bu saldırıları elimizdeki tüm imkanlarla engelleyeceğiz.”

İşçi temsilcileri, yönetimin “kör bir aktivizm” yerine rekabetçi ürünler, yeni teknolojiler ve istihdam güvenliğine odaklanması gerektiği çağrısında bulunurken, VW sözcüsü tasarruf planlarının ayrıntılarına ilişkin yorum yapmaktan kaçınarak konuların ilgili kurullarda tartışılmaya devam ettiğini bildirmişti.