İstanbul Kültür Yolu Festivali, 400’den fazla etkinlikle sanatseverlerle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada festivalin yerel sanat üretimini destekleyen ve kültürel mirası yeni kuşaklara taşıyan yönünü öne çıkararak, “Bu mirası yaşatan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılarımıza, yaşayan insan hazinelerimize sahneyi teslim ediyoruz” dedi.
Konserden sergiye, tiyatrodan çocuk etkinliklerine uzanan geniş program; 200’den fazla lezzet noktası ve beş ayrı gastronomi rotasıyla İstanbul’un mutfak birikimini de öne çıkarıyor.
Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni süresi, kapsamı, çeşitliliği ve ziyaretçi sayısıyla dünyanın en büyük festivali olarak tanımlayan Ersoy, festivalin doğduğu İstanbul’da altıncı kez kapılarını açtığını söyledi. Her yıl bir önceki yılı aşan daha zengin ve daha kapsamlı bir içerik hazırladıklarını da belirtti.
İstanbul’un dört bir yanında 400’den fazla etkinlik
Festival kapsamında 23 farklı mekân ve 50’den fazla noktada etkinlik düzenlendiğini aktaran Ersoy, 40 konser ile 15 sergi ve yerleştirme etkinliğinin sanatseverlerle buluşacağını bildirdi.
Ana sahnede Özcan Deniz, Oğuzhan Koç, Murat Boz, Kıraç, Simge, Poizi, Bengü, Ceza ve Bayhan konserlerinin yer alacağını açıklayan Ersoy; dinleti, söyleşi, modern dans gösterileri, müzikal ve tiyatro temsillerinin yanı sıra çocuklara özel sanat etkinlikleri ile yetişkinlere ve çocuklara yönelik atölyelerin de programda olduğunu aktardı.
Ersoy, “Sözün özü 400’den fazla etkinlikle bir kez daha yok yok diyeceğimiz bir festival başladı” ifadelerini kullandı.
Dünya sahnelerinden İstanbul’a
Festivalin uluslararası bölümünde Royal Filarmoni ve Ulusal Arap Orkestrası konserleri yer alacak. Rus bale sanatının köklü temsilcilerinden Stanislavski ve Nemiroviç-Dançenko Bale Topluluğu da ilk kez Türkiye’de sanatseverlerle buluşacak.
Piyanist ve besteci Büşra Kayıkçı’nın yeni projesi ‘Beyond Walls’ ile Yann Arthus-Bertrand’ın elli yılı aşan üretiminden seçki sunan ‘Bir Bakışın Mirası Legacy’ sergisi de programda yer alıyor.
AKM’de üç özel sergi
Açılış kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde üç sergiyi gezdiğini söyleyen Ersoy, birbirinden değerli çalışmaların ziyaretçileri beklediğini belirtti.
“Üç Ressam” sergisinde Mustafa Taviloğlu’nun koleksiyonundan Alaeddin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet’in eserlerinin bir araya geldiğini anlatan Ersoy, serginin farklı sanat yaklaşımlarını aynı çatı altında topladığını ifade etti.
“Renklerin Sureti” sergisinin ise renkler ve insan suretleri üzerinden duyguları, düşünceleri ve yaşanmışlıkları görünür kıldığını belirten Ersoy, sanatçıların insanın iç dünyasına ayna tutan bu çalışmalarını tüm sanatseverlere önerdi.
Eskişehir, Bursa ve Ankara’nın ardından İstanbul’a taşınan ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisine de değinen Ersoy, işlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel atıkların uluslararası sanatçıların yorumlarıyla yeniden şekillendirildiğini söyledi. Ersoy, serginin çevre hassasiyetini, dönüşüm vizyonunu ve farklı kültürlerden sanatçıları buluşturan yaklaşımını vurguladı.
200’den fazla lezzet noktası, beş ayrı gastronomi rotası
Festivalin gastronomi programı için 200’den fazla lezzet noktası belirlendiğini açıklayan Ersoy, İstanbul’un Michelin seçkisinde 86 restoranı bulunduğunu hatırlattı.
Ersoy, Mastercard Ekonomi Enstitüsünün uluslararası yeme-içme harcamalarını temel alan Seyahat Trendleri 2025 Raporu’nda İstanbul’un dünyanın bir numaralı gastronomi şehri olarak gösterildiğini belirterek, bunun Türk mutfağını hak ettiği konuma taşıma çalışmalarının bir sonucu olduğunu söyledi.
İstanbul’un hem Türk hem de dünya mutfağının eşsiz lezzetlerinin tadılabildiği bir destinasyon olarak seyahat tercihlerinde öne çıktığını ifade eden Ersoy, festival için şefler, akademisyenler ve içerik üreticilerinin rehberliğinde deneyimlenebilecek beş rota hazırlandığını kaydetti.
‘Beyoğlu-Galata-Karaköy’, ‘Tarihi Yarımada-Fatih’, ‘Beşiktaş-İstinye Boğaz hattı’, ‘Kanlıca-Beykoz-Şile’ ve ‘Kadıköy-Moda’ rotalarını paylaşan Ersoy, “Rahatlıkla söyleyebilirim ki İstanbul’un tadı herkesin damağında kalacak” dedi.
Bakan Ersoy’dan Filistin için sesini yükselten sanatçılara destek
Filistin’de yaşananlara karşı sesini yükselten sanatçılara yönelik baskılara da değinen Ersoy, insanlık adına söz alan sanatçıların hedef gösterilmesine tepki gösterdi. Sanatçıların Filistin halkının yaşadığı acıları dünya kamuoyuna duyurmak için ortaya koyduğu çabanın önemine dikkat çekti.
Filistin için sesini yükselten sanatçıların vicdani bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Ersoy, baskılara rağmen bu duruşu sürdüren isimlere desteğini ifade etti. Ersoy, söz konusu sanatçılara hitaben, “Tarih onurlu duruşunuzu kaydetmiştir” dedi.
“Sahneyi yaşayan insan hazinelerimize teslim ediyoruz”
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin uluslararası sanata açılan güçlü bir kapı olduğunu vurgulayan Ersoy, festivalin özünde Türkiye’nin kültürel değerlerini, geleneklerini, sanatçılarını ve yerel sanat üretimini koruma, yaşatma ve destekleme iradesi bulunduğunu söyledi.
Ersoy, festival aracılığıyla geleneksel el ve sahne sanatlarından müziğe, mutfaktan tarihe kadar millî mirasın farklı unsurlarını görünür kıldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu mirası yaşatan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılarımıza, yaşayan insan hazinelerimize sahneyi teslim ediyoruz. Onların ustalığını, bu sanatları öğrenmek isteyen gönüllerle buluşturuyoruz. Bunu, festivalimize dahil ettiğimiz her şehrimizde yapmaya devam edeceğiz.”
Altı şehir daha Kültür Yolu’na katılıyor
Bütün İstanbulluları festivale davet eden Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin gelecek yılki kapsamına ilişkin de bilgi verdi.
Bu yıl 26 şehrin ev sahipliği yaptığı festivale 2027’de Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da ekleneceğini açıklayan Ersoy, böylece festivalin ulaştığı şehir sayısının 32’ye çıkacağını belirtti.
