BIST 100 14.467,25 0,51%
DOLAR 48,5213 -0,07%
EURO 56,3382 -0,31%
GRAM ALTIN 6.784,88 0,72%
BITCOIN 76.752,00 -0,52%
FAİZ 39,89 0,33%
GÜMÜŞ GRAM 100,67 1,44%
GBP/TRY 65,7134 -0,06%
EUR/USD 1,1599 -0,11%
BRENT PETROL 101,76 -4,30%
ÇEYREK ALTIN 11.093,28 0,72%

Yargıtay’dan emsal karar: “Seninle evlendiğime pişmanım” sözü boşanma sebebi sayıldı

Yargıtay’dan emsal karar. Yargıtay, eşe sık sık söylenen “seninle evlendiğime pişmanım” ifadesinin duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış olduğuna hükmetti.

Yayınlanma: Güncellenme:

Yargıtay’dan emsal karar. Yargıtay, eşe sık sık söylenen “seninle evlendiğime pişmanım” ifadesinin duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış olduğuna hükmetti.

Yargıtay, eşe sık sık “seninle evlendiğime pişmanım” denilmesinin boşanma için yeterli bir neden oluşturduğuna karar verdi. Yüksek mahkeme, bu ifadenin duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan genç çift, Aile Mahkemesi’ne başvurarak karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı kadın, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğü için evi terk ettiğini ve ailesiyle birlikte yaşadığını, evliliğin başından beri tartışmaların sürdüğünü ve giderek arttığını, davalının borsa bağımlısı olduğunu, bu nedenle zamanının büyük bölümünü telefon başında geçirdiğini ve ailesiyle ilgilenmediğini öne sürdü. Genç kadın, eşinin sürekli “Seninle evlendiğime pişmanım” dediğini, ayrıca ailesine karşı saygısız davrandığını, davalının kendi ailesinin etkisinde kaldığını, bir kez babasının davacıyı darp ettiğini ve ortak çocuğu yere attığını, FMF hastası olan ortak çocukla da ilgilenmediğini anlattı.

Davalının “çocuğa bakmak istemiyorum, bakarsam üzerimde kalır” dediğini aktaran kadın, davacı hamile kaldıktan sonraki 1,5 yıl boyunca taraflar arasında cinsel birliktelik yaşanmadığını, ortak çocuğun tüm ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını ifade etti. Davalı-karşı davacı erkek ise davacının öfkeli ve narsist olduğunu, iş arkadaşlarının onu “despot Rus generali” diye tanımladıklarını, evliliğin başından beri kadının bencil ve baskıcı bir tutum sergilediğini savundu.

Aile Mahkemesi, davacı kadının erkeğe fiziksel şiddet uyguladığı, davalı erkeğin ise kadına ve annesine küfür ve hakaret ettiği, “evlendiğine pişman olduğunu” söylediği ve farklı odada yatması nedeniyle yatağı ayırdığı sonucuna vardı. Mahkeme, kadının az, erkeğin ise ağır kusurlu olduğuna hükmederek asıl ve karşı davayı kabul etti. Kararda, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile şahsi ilişki kurulmasına, ortak çocuk için 600 TL tedbir iştirak nafakasına, kadın için 18 bin TL maddî ve 18 bin TL manevî tazminata karar verildi; erkeğin tazminat talepleri ise reddedildi.

Kararın istinafa taşınması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların kusura ilişkin itirazlarını kısmen kabul etti. Mahkeme, çocukların her biri yararına 2 bin TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına ise 35 bin TL maddî ve 60 bin TL manevî tazminatın davalı-karşı davacı erkekten alınarak davacı-karşı davalı kadına verilmesine hükmetti. Tarafların diğer istinaf talepleri esastan reddedildi. Kararı temyiz eden davalı açısından dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne taşındı ve karar onandı.